Yalova’daki terör saldırısı üç önemli şeyi öne çıkardı.
“Teröristlerin ayakkabı numarasını biliyoruz” diye sırıtarak, gözümüzün içine baka baka sıkmaya utanmayanlar şehit olan 3 polisimizin ailesinden utanırlar mı?
Hiç sanmam, kabahati başka bir yere iteleyivermek üzere programlanmışlar maalesef.
Ne yazık ki AKP ülkeyi yönetir gibi yapıyor, iç-dış hiçbir tehlikeyi göremiyor, Bolu 7 Göller tabiat harikasını bile maden şirketlerine veriyor, eşi dostu işe yerleştirmek ilk hedefleri, eğitim çöktü, ekonomi çöktü, adaletin bağımsızlığına kimsenin inancı kalmadı, halk açlıkla mücadele ederken Cuma’ya 100 araçla gidiyorlar, tek dilim pastırma 50 lira, okçu Bilal, “Yunan kazansaydı keşke” diyen Atatürk düşmanı tımarhane kaçkını fesliyi aydın ilan ediyor vs.
Fellini filmi gibi bir süreç yaşıyoruz, birinci öne çıkan şey liyakatsizlik her yerde!
YİNE CAMBAZA BAK!
İkincisi yine tekrar olacak ama cambaza bakçılık…
İki haftadır süren operasyonlarda onlarca insana müptela dendi, onlarca kadına orospu dendi, onlarca adama pezevenk dendi; kimsenin aklına yayın yasağı gelmedi, kimsenin aklına, “Ulan belki de bu kadın orospu değildir, şu adam da pezevenk değildir. Gerçek belli olmadan yaftalamayalım insanları” demek gelmedi. Yalova’da islamcı teröristler cephanelik kurmuşlar, evlerini polis bastı anında yayın yasağı geldi. Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak için örgütlenenlere karşı yapılan bir operasyon neden sansürlenir ki. O teröristlerin acı çeke çeke ölmesinden rahatsız olacak tandığım biri yok. Kaldı ki bu operasyon olmasaydı belki o itler yılbaşı gecesi ülkeyi kana bulayacak ve belki de sevdiklerimizin canını alacaklardı. Bebeklerin arkasına sığınmaları ise tam manasıyla şerefsizlik!
Uyuşturucu, fuhuş, skandalla afyonlanıp, Fenerbahçe ve Galatasaray’ı karşı karşıya getirelim istiyorlar. Böylece konuşulması gerekenleri konuşmayıp gıybetle günlerimizi geçirelim istiyorlar. Bu sayede tekrar seçilebileceklerini sanıyorlar.
İZMİT KIRSALINA DİKKAT!
Üçüncüsü ise neredeyse bir ihbar.
Bir tabiat harikasıdır Kuzey İzmit, yani İzmit’in Karadeniz kıyıları. Eşim Asena’yla sık sık yolumuz düşürür, ağzımız açık hayranlıkla gezeriz ara yollarında Kuzey İzmit’in.
Tahtalı Göleti var, cenneten ödünç alınmış bir mesire yeri. Gelenler sanki evlerindeki çöpleri de getirip buraya dökmüşler. Ne zaman geçsek oradan hep aynı manzara, yazık.
Yani insanlarının girdiği her yer çöp içinde, bok götürüyor. Belediye ise sanırım mışıl mışıl uyuyor, mesela Tahtalı Göleti’nde 3-4 çöp konteyneri var ve ne zaman yolumuz düşse ağzına kadar dolu. Hiçbir belediye yetkilisinin aklına gelmiyor mu birkaç tur daha fazla çöp toplamak.
Neyse konumuza dönelim, ara yollara da çok girer çıkarız.
Gözden uzak köşelerde duvarlarla çevrili evler var. O duvarların üzerinde, önünde İŞİD militanı kılıklı tipleri sıklıkla gördük, kendi aramızda da bunların terör yuvaları olabileceğini tartıştık.
Bir tur atsa Bağırganlı, Akçakese, İmrenli, Kandıra sahillerine inen yollarda askerimiz ne kaybederiz!
Vesileyle herkese mutlu bir yeni yıl diliyorum. Okuyucu profilime de bakarak tüm dileklerinizin yerine gelmesini niyaz ediyorum😊
Not: Yukarıdaki fotoğraf Bağırganlı sahillerinden bir bölüm, İzmit’in Karadeniz kıyısında sakın bir kasaba.