İnsanın içi yanıyor

Matia Ahmet Minguzzi İstanbul Kadıköy Salı Pazarı’nda kaykayına tekerlek ararken..

Ata Emre Akman Balıkesir’de bir zincir restoranda kuryelik yaparken…

Atlas Çağlayan İstanbul Güngören’de bir kafeden çıkarken…

Hakan Çakır Ankara Keçiören’de sözlü tacize uğrayan anne ve kız kardeşini korumaya çalışırken…

Fatih Acacı Ankara Pursaklar’da bir parkta akranıyla sebebi belirsiz kavga ederken…

Alperen Ömer Toprak Bolu Kültür Park’da okul çıkışı (Bu olayda Alperen 13 yaşındaki bir çocuğun yumruğuyla hayatını kaybetti) evine dönerken…

Katledildiler! 

Evet katledildiler, hem de 13-17 yaş aralığındaki caniler tarafından, evet caniler! 

Hukukçular, tatlı su solcuları, teröristleri de savunan siyasetçiler, insan hakları dernekleri bu canilere cani dediğim için kızacaklar ama hiç umurumda değil.

SIKIYORSA EMPATİ KUR!

Gerçek acının yanına yaklaşmanın imkanı yok ama empati yapmaya çalışsınlar bakalım ne oluyor. Vallahi benim beynim uyuşuyor, içim daralmıyor adeta içimde bir hızar tüm organlarımı parçalarmışçasına acı hissediyorum. Hemen aklımdan korkunç görüntüleri silmeye çalışıyorum, Allah’tan bugüne kadar hiçbir talebim olmamasına rağmen duaya sarılıdığımı fark ediyorum.

Üstüne üstlük hayatlarını kaybeden çocukların ellerinde yumruklarından başka bir şey yoktu. Oysa ki sırtlan sürüsü gibi kalabalık dolaşan o canilerin hepsinin elinde bıçak vardı. “Delikanlıyız biz” diye geçinen canilerin aslında ne kadar korkak olduklarının bir göstergesidir.

Bir kişiye 5 kişi saldıran korkaktır, silahsız birine bıçak çeken korkaktır.

ONLAR BİZİM ÇOCUĞUMUZ DEĞİL!

Başta İstanbul Barosu olmak üzere bu canilere yukarıda da belirttiğim tipler sahip çıkmaya çalışıyor. Hukukun üstünlüğünü anlarım ama acılı ailenin yüzüne karşı, canileri kastederek, “Onlar da bizim çocuklarımız” diyen insanlığı sorgulanması gereken avukatı anlamam mümkün değil.

“Önce insanım sonra gazeteci” sözünün tüm mesleklere uyarlanması şık olur. “O avukat işini yapıyor” diyenleri duyar gibiyim ama; ne yani gazeteci de işini yapmak için uçakların havada çarpışmasını mı dilesin! Bu örneğe kafası basmayıp alakasız bulanlar olacaktır ama işin en derin özü bu kadar basit; insanlığını bir kenara bırakıp cüppeyi giyiyorsan insan değilsin!

Savunduğu caniler o avukatın çocuğunu vahşice katletmiş olsa aynı cümleyi kurabilecek miydi, hiç sanmıyorum.

KÖTÜ DOMİNANDIR

Neticede benim kişisel fikrim; her şey Kurtlar Vadisi dizisiyle bozulmaya başladı. Otuzbeşini toplasan bir adam etmeyecek üç hıyar bir araya gelince kendilerini mafya sanmaya başladılar. Onların çocukları da kıç ceplerinde bıçak taşımanın havalı bir şey olduğunu sanarak batağa saplandılar. Eğitim sisteminin sabote edilmesi, yoksulluk ve hatta çaresizlik cani bir nesil doğurdu. Kötü dominandır hemen kaplar ortamı aynı bu canileri kapladığı gibi.

Çözüm çok zor ancak sert tedbirler ileride canlar kurtarabilir.

AİLEYE DE MÜEBBET

Nedir sert tedbir; biraz faşizan olacak ama bu canilerle onları yetiştiren aileleri bir daha bizim aramıza katılamayacak şekilde tecrit edilmeli. Ancak böyle travmatik bir tedbirle açıkta dolaşan caniler ve aileleri ibret alabilirler.

Eğitim sistemimizi değiştirerek gelecek nesilleri kurtarabiliriz ama kısa vadede sert tedbirden başka çaremiz yok.

Bu yazıda kafanıza uymayan bir nokta varsa hemen kendinizi bu kurbanlardan birinin anne-babasının yerine koyun. Çocuğunuzun katilinin 5 ila 7 sene sonra hapishane tecrübeleriyle aramıza büyük ihtimalle daha güçlü, daha acımasız ve daha organize olarak katılacağını bir daha düşünün.

Visited 2 times, 2 visit(s) today