Fotoğraftaki kişi Turgut Okyay, 1999 yılında İmralı Adası’nda kurulan Ankara 2 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin (DGM) başkanı olarak PKK lideri en aşağı 40 bin kişinin katili Abdullah Öcalan’ı yargılayan ve idam cezası veren hakim.
Aradan 27 yıl geçmiş, tam da Osmanlı’nın parçalandığı Sevr Anlaşması’nın imzalandığı gün (10 Ağustos 1920) Çerçeve Yasa diye 12 maddelik PKK ve KCK’lılara af Gazi Meclis’te kabul edildi.
“Gazi“, “Sevr”, “Meclis”, “Af” ve “PKK”nın aynı cümle içinde geçmesi ne kadar hüzünlü değil mi!
Hadi AKP ve MHP’nin meclis aritmatiği peşinde olduğunu biliyoruz da Yeni Parti olayın neresinde. Parti yönetimi af için “Kabul”ü destekledi. Bu doğrultuda bir gecede lider olan Özgür Özel’in de aralarında bulunduğu 35 YP’li kabul oyu verirken 54 de ret çıktı. 2 milletvekili ise oylamaya katılmadı.
Durumu ister demokrasi isterseniz de parti içi ilk çatlak olarak nitelendirebilirsiniz. Ben milliyetçi demokratların oyunu kaybetti olarak görüyorum.
OY HIRSI VİCDANI YENDİ
Dolunaya bakıp iç geçiren biri değilim, hayatımın hiçbir döneminde yelpazenin sağ tarafında bulunmadım. Sağ politikaları onaylamam, düşüncelerine hep karşı olmuşumdur ama neden bugün kendimi tuhaf hissediyorum!
Sanırım onbinlerce şehit ve gazi, yüzbinlerce şehit yakını, milyonlarca şehit cenazelerini izlerken kahrolanlar geçiyor gözlerimin önünden. Keşke adının başında “Gazi” olan meclisin içindekiler de ellerini kaldırmadan önce vicdanlarına koysalardı.
Neyse ki bu yasayla en az 40 bin kişinin katili Abdullah Öcalan’a af yok.
Korkarım bir sonraki adım olarak düşünülüyor.
Umarım 99’da verilmesi gereken kararı veren Turgut Okyay’a tüm sorumluluğu yükleyip bebek katiline de bir iyilik düşünmez sayın erk mensupları!
Yahu kardeşim her şey oy değil be, kahretmeyin milyonlarca yanık yüreği.