İran çukuru

Çeşitli iddialar var ancak İran’daki son protesto gösterilerini bastırmak için İran kolluk güçleri kimine göre 10, kimine göre 20, kimine göre de 35 bin kişiyi öldürdü. Resmi açıklama ise 3 bin 117!

Ne istiyor İran halkı; ülkeyi mollalar yönetmesin istiyor, kadınlar saçları görüldü diye kırbaç cezasına çarptırılmamak istiyor, bacağı görüldü diye öldürülmemek istiyor, vatandaş devlet başkanını eleştirdi diye hapislerde çürümemek, idam edilmemek istiyor.

Kısaca İran halkı özgür yaşamak istiyor, nokta.

Ancak din pazarlayarak büyük bir gücü elinde tutan mollalar gelebilecek özgürlükle beraber mutlak iktidarlarını kaybedeceklerinin farkındalar. Bu sebeple kendi vatandaşlarını öldürmekten çekinmiyorlar.

Benim bir ölçüm cihazım vardır; kim olanların gizli kalmasını istiyorsa, suçlu olan odur. Haklı, haklı olduğunu herkesin öğrenmesini ister. Ceberut İran yönetimi protestolar başlar başlamaz bin 239 şehrin dünyayla bağlantısını kesti. İnsanlar sevdiklerine günlerce ulaşamadılar, hâlâ da ulaşamıyorlar; ne telefon ne de internet çalışmıyor.

ZOMBİ FİLMİ GİBİ!

Zulümden kaçabilen İranlı bir kadın geçtiğimiz günlerde bölgeyi en iyi tanıyan gazetecilerden biri olan Nevşin Mengü’nün konuğuydu. Dehşet verici şeyler anlattı, karanlık bir yoldan geçerken ayağının zemindeki çıkıntılara takıldığını ve sonra bunların çürümekte olan cesetler olduğunu farkedince nasıl korktuğunu anlattı. Ölü sayısının açıklanandan hatta söylentilerdeki rakamların bile çok üzerinde olduğunu ve en az bir o kadarının da tutuklu olduğunu söyledi. Hapishanelerin bildiğimiz hapishaneler gibi olmadığını, apartmanların bodrumlarına insanların istif edildiğini anlattı, çığlık seslerinin şehirlerin her tarafından yükseldiğini söylerken gözyaşlarına hakim olamadı.

Özellikle Tahran’da genel görüntünün zombi filmlerinden bile ürkütücü olduğunu sözlerine ekledi.

Dehşet vericiydi gerçekten İranlı genç kadının anlattıkları.

VAY İRAN’IN HÂLİNE!

Halk duvarlara, “Kurtar bizi Bay Trump” yazacak kadar çaresiz. İsrail bir yandan kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor İran’la. 12 günlük savaşta yatağında yatan, koltuğunda oturan liderlerini teker teker öldürdü. Asrın katili İsrail Devlet Başkanı Binyamin Netanyahu İran halkına mollaları devirme tavsiyesi verdi. Asrın narsisti Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ise aportta bekliyor İran’a dalmak için, uçak gemilerini yolladı bölgeye.

Trump, özgürlük ve demokrasi getiriyorum ayağına İran’a sokarsa lanet ordusunu dünyada büyük petrol sıkıntısı başgösterecek. Varili 69 dolar olan petrol fiyatları 100 ve üzeri bir rakama fırlayacak. Daha önce dünyanın en fazla petrolüne sahip olan Venezuela’ya Trump’ın neden çöktüğü de açıklığa kavuşmuş olacak.

ZARARIN BÜYÜĞÜ BİZDE

İran petrolünün büyük bölümünü Çin’e satıyor. Sonraki ülkeler Hindistan, Güney Kore ve Türkiye. Tabii ki en büyük zararı biz göreceğiz çünkü ekonomimiz batmış durumda, pamuk ipliğine bağlı. Ucuz İran petrolününün kesilmesi değil pamuk ipliğinin gemi halatlarının bile kopmasına yol açacak. Ülkemiz ve onu yönetenler ABD’ye ve dengesiz başkanı Donald Trump’a daha fazla muhtaç olacak, daha fazla taviz vermek zorunda kalacaklar.

Bundan bir tık kötüsü İran’ın yerinde olmak. 47 yıl önce zalim şahın elinden kurtulmak için Ayetullah Humeyni’yi Yüce Lider ilan eden İranlılar şimdi bin pişmanlar ki Trump’tan medet umar hâle düşmüşler.

DİKKAT DİKKAT!

Ne yazık ki dinle devlet yönetilmiyor. Net örneklerini Afganistan, Pakistan ve orta doğunun tüm ülkelerinde gördük. Suudi Arabistan bile dinle ülke yönetme konusunda gevşedi.

Neticede önümüzde iyi kötü birçok örnek var ve ders çıkartabilecek kadar da beynimiz. Civarımızdaki yangınlardan en iyi sağlam bir iç siyasetle korunabiliriz, gerisi hamasi laflar olur.

Biran önce seçime giderek yaklaşan volkan patlamasını ayakları üzerinde durabilen Türkiye Büyük Millet Meclisi ve milletvekilleriyle karşılamalıyız.

Visited 52 times, 1 visit(s) today