Oku oku minder yap!

Yargıtay kararlarına baktım, “Siz kimsiniz lan” demek kaba söz/hitap mahiyetinde olup hakaret suçu teşkil etmiyormuş, meraklısına baştan onu söyleyeyim.

Tesadüf eseri yaşıyoruz bu ülkede, biliyorsunuz değil mi!

Pazarda gezerken taskafa traşlı ergenler tarafından bıçaklanarak, hiçbir emniyet tedbiri alınmamış madenlerde yüzbinlerce ton toprak altında kalarak, yağmurda yürürken açıktaki elektrik kablolarına basıp çarpılarak, bozuk asansörle beraber düşerek, yatılı Kuran kursunda yanarak, otelde uyurken yanarak, atölyede çalışırken yine yanarak öldüğümüz bir ülkede yaşıyoruz.

Niye gittiği, ne taşıdığı açıklanamayan 60 yaşındaki askerî uçağımız Azerbaycan dönüşü düştü, 20 subayımız, astsubayımız, uzman çavuşumuz hayatını kaybetti. Kimse çıkıp “Azerbaycan seyahatinde kullanımı için cumhurbaşkanının makam araçlarını taşıyordu” dedikodusuna, “Yalaaaan” diyemediği gibi, “Taşıyacak tabii” de diyemiyor.

İnsanın içinden, “Kimsiniz lan siz, kim oturttu o koltuklara sizi” demek gelmiyor mu birbirinden bağımsız ama aslında birebir aynı hikayelerin sorumlularına bakınca.

O MAKAMLAR NEDEN VAR!

Örnekleri sonsuz sayıda çoğaltabiliriz, uzatmaya gerek yok; ülke öyle hâle gelmiş ki herkes bir şeyden çekiniyor. Karar verici hiçbir makam vermesi gereken kararı veremiyor, verse de hoooop diye çark edebiliyor.

Herkes bir tek insanın o konu hakkında ne diyeceğini bekliyor ve o kararını ya da emrini verdikten sonra kararını açıklayabiliyor. Bazen erken davrananlar duruma göre ak dediklerine hiç sıkılmadan beş dakika sonra kara diyebiliyorlar.

Yüzbinlerce kişi karar versinler diye bir makama oturtulmuş da bir kişinin dediklerini yapacaksa neden oturtulmuşlar kardeşim oraya.

KÜÇÜK BİR ÖRNEK

İki it, diğer itlerle bir olup karısını bebeğini şehit vermiş bir astsubayı kahpece dövüyor; videosu sosyal medyaya düşüyor.

Binlerce örnekte olduğu gibi olay polise, mahkemeye düşse ne olacak; tutuksuz yargılama. Yargılama sonucu kararın ileri bırakılması falan filan. Dayak; atanın attığı, yiyenin yediğiyle kalacak. Bu kez öyle olmamış, belli ki organize suç örgütü kurma iddiası ile hüküm giymiş mafya lideri Sedat Peker karışmış işe. Kahpece saldıranlar çektikleri videoyla süt dökmüş enik gibi neredeyse darp ettikleri astsubayın ayağının altını yalayarak özür dilemişler 

Vallahi uzun yıllar sonra içimin yağları eridi, emeği geçen kimse kim; helal olsun. 

İBRETLİK İDDİANAME

Şu ana kadar makamlara oturanların makamlarının hakkını veremediklerinden yakındık. Son örnek dehşet verici!

Bir sonraki cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu suç örgütü lideri ilan edildi. Hakkında 4 bin sayfalık iddianame hazırlandı. ONLAR ekibinden Barış Terkoğlu ortaya çıkartmış, ibretle izledim.

SEHVENİNİ SEVSİNLER

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) bir şirketinin genel müdürü Ahmet Ağırman, İBB’de bir sonraki cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu döneminde yolsuzluk yaptığı gerekçesiyle sanık olarak geçmiş iddianameye. 

Oysa ki bir sonraki cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu 2019 yılında seçilir seçilmez Ahmet Ağırman İBB’deki tüm görevlerinden istifa etmiş. 

Gazeteci Barış Terkoğlu, müstafi Ahmet Ağırman’la konuşmuş. Ağırman avukat oğlu aracılığıyla savcılığa başvurduğunda, isminin dosyada sehven (Yanlışlıkla) yer aldığına dair bir cevap almış. 

8 aydır ülkeyi çalkalayan bir dava için yazılan iddianamedeki lakayıtlığa bakın! 

Bitmedi, iddianamede Ahmet Ağırman’la beraber 4 isim (İbrahim Sönmez, İsmail Yazkan, Nurullah Temel ve Suat Güler) daha var sanık olarak. Dördü de bir sonraki cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu döneminde hesapta yolsuzluk yapmış😊

Üçü bir sonraki cumhurbaşkanı Ekrem imamoğlu seçimi kazanır kazanmaz 2019’da biri de tüm gelişmelerden bağımsız 2016’da istifa etmiş!

Evet sözün bittiği yer, eski bir tribün sloganıyla anayım 4 bin sayfalık iddianameyi…

Oku oku minder yap!

 

NOT: Detayları merak edenler için ONLAR ekibinin youtube kanalındaki yayınının tamamının linkini bırakıyorum aşağıya.

Visited 118 times, 1 visit(s) today