Nedir İSBİKE, hani İstanbul’un sahillerindeki yürüyüş yollarında görüyorsunuzdur laz müteahhit mavisi sıra sıra dizilmiş bisikletleri, işte o İSBİKE.
İstanbul’un “İS”i, bisikletin İngilizcesi “BİKE”ın birleşiminden oluşan, büyük yaratıcılıkla konulmuş yabancı özentisi bir ismi var. Telefonunuza indirdiğiniz bir uygulama vasıtasıyla kiralayıp ulaşmak istediğiniz yere küçük bir ücret karşılığı gidebiliyorsunuz. Vardıktan sonra kafanıza göre bir yere bırakamıyorsunuz. İlla belirlenmiş park istasyonlarına teslim etmeniz gerek, bir AKP icadı. CHP de İstanbul’u kazandıktan sonra bu uygulamaya devam etti, “AKP yaptı, CHP bozdu” denmemesi için.
Bisiklet İstanbul için uygun bir ulaşım aracı değil. Birincisi arabanızda bile emniyette olamayacak kadar vahşi bir trafik var. İkincisi çok yokuşu olan bir şehir. Beşiktaş’tan Levent’e ancak yol yarışçısıysanız bisikletle gidebilirsiniz, yoksa dalağı bırakırsınız Barbaros’ta.
HAREKET BİZE GÖRE DEĞİL!
“Caddebostan-Bostancı-Pendik güzergahında yokuş yok” diyenler olacaktır ama o hatta siz hiç İSBİKE kullanan İstanbullu gördünüz mü? Hareket bize göre değil işin gerçeği.
Bu arada Kadıköy’den Caddebostan‘a bile bisikleti yedeğe almadan pedal basabilecek İstanbullu sayısı binde bir değildir.
Yani bisiklet için zor şehir İstanbul; Paris ya da Amsterdam’ın coğrafyasına benzemiyor, tabak gibi düz değil.
Ayrıca maviyle işaretlenmiş özel bisiklet yollarını otopark olarak kullanıyoruz. Çoğu mavi yolun sonu yok, otobana ulaşıyor ve bitiyor. İnip bisikleti ters çevirip geldiğiniz istikamete dönmekten başka seçeneğiniz yok. Her şeyden ötesi bir şekilde araba kullanma ayrıcalığı edinmiş primatlar, bisikletliyi ezilmesi gereken obje olarak görüyor.
DİNDAR VE KİNDAR NESİL!
Vandalizmin aparatı olmuş İSBİKE.
İçen, sıçan, çekirdek çitleyen, manitaya hava atmaya çalışan ne kadar tas kafa varsa, karanlıkta kimsesiz duran bisikletler karşısında Bruce Lee’ye dönüşüyor.
Bir de yeni tür gençlik var, CHP’ye geçen İstanbul Belediyesi’ne çeşitli yollarla zarar verebilmek için örgütlenip taarruz ediyorlar.
Metroda yürüyen merdivenleri durduranlar bunlar, yanında köpek boku getirip metro koltuğuna bırakıp suçu CHP’nin sahiplendiği metro gezgini Boji’ye atmaya çalışanlar bunlar, yeni dikilen bitkileri söken, ağaçları kıran bunlar. Tabii ki İSBİKE’ın bisikletlerini parçalayanlar da bunlar.
Dindar ve kindar nesil, Yeşilköy’de bizzat şahit oldum vandallıklarına. Nereden geldiklerini, amaçlarını gizlemeden, “Kıralım bisikletleri ki CHP beceremedi desinler” diyerek sergiliyorlar vandallıklarını.
SAVCILAR GÖREVE!
Buraya kadar anlattığımdan çok farklı bir derdi daha varmış İSBİKE‘ın. İstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Sözcüsü Gencay Özcan araştırıp çıkarmış meydana pedal skandalını.
Bugün yandaş medyanın hedefindeki İSBİKE bakın nasıl kurulmuş basit bir dille anlatıyor Sayın Özcan…
– 2017’de bunların 3 bin tanesini 91 milyon TL’ye almışlar. Tanesi 30 bin TL ediyor. O tarihte sıfır otomobil fiyatı 45 bin TL’ydi.”
Al sana yolsuzluğun dik âlâsı.
Tam da ellerinden kimsenin kurtulamadığı acar savcılarımıza göre bir vaka. Üstelik gizli tanığa da ihtiyaç yok, her şey faturalı.
Bir tek sıkıntı araba fiyatına bisiklet alan belediye AKP’deymiş o zaman!
Bahis yapacak olsam hiçbir savcının bu konuyla ilgili harekete geçmeyeceği yönünde yapardım; 1’e 1.05 bile vermiyordur!