90’lı yılların meşhur başlığıdır, “Yayınımız ses getirdi.” Dün, nedensiz tutuklu gazeteci Fatih Altaylı hakkında yazdığım yazıdan sonra tam olarak bu özel durumu yaşadım.
Bazen yazarsınız yazarsınız da kimsenin okumadığı hissine kapılırsınız, şevkiniz kırılır. Bazen de bir paragrafla ortalık hareketlenir, mutlu olursunuz.
Anayasa’nın 25’ten başlayarak (Özellikle 28) 32’nci maddesine kadar basının özgürlüğü, görevleri gibi lafı uzatabileceğim birçok argümanı kullanmak yerine direkt lafa gireyim.
Nedensiz tutuklu Fatih Altaylı’ya verilen cezayı eleştirirken Osman Ağabey’in (Tamburacı) uyarı niteliğindeki mesajıyla iğneyi de mensubu bulunduğum Galatasaray Camiası’na saplayayım dedim, çuvaldızı gölgede bırakmış iğne!
Her yerden ayrı bir tepki geldi, onun için başta dedim ya, “Yayınımız ses getirdi” diye.
Neyse yapılanlar ve yapılmayanlar turnusol kâğıdı gibi etkisini gösterdi.
SIKINTI ANLATIM YOLUMDA
İlk ses Galatasaraylılar Derneği’nden geldi. Ellerini son derece güçlü şekilde taşın altına soktuklarını ifade ettiler. Sevgili kardeşlerim biraz buruk, ağabeylerim ise sitemkâr; haklı sıkıntılarını dile getirdiler.
“Ben bunu demek istememiştim ama demek ki doğru aksettirememişim fikrimi” diye düşündüm hemen. Bu dünyada ben çok şeye hemen kızarım ama en hiddetle kendime kızarım.
Galatasaray Lisesi mezunu hukukçuların nedensiz tutuklu Fatih Altaylı meselesindeki alarga tutumlarına dem vurayım derken Dernek yönetimini taşladığım intibası yaratmışım.
Böyle şeylerden hiç sıkılmam, “Hata çalışanın lüksüdür” şiarıyla yapıyorum ben bu mesleği 37 yıldır. Hata yaptığımı düşünmüyorum ama birçok kişi yanlış anlamışsa demek ki anlatım yolumda bir sıkıntı var.
GELELİM SADEDE
Galatasaraylılar Derneği, nedensiz tutuklu Fatih Altaylı gözaltına alındığında mesaj yayınladı, mahkemesi için Silivri’ye otobüs kaldırdı. Dernek Başkanı sevgili kardeşim Metin (Aslan) iyi bir ceza avukatı, nedensiz tutuklu Fatih Altaylı’yı aslanlar gibi savunuyor. Bunların hepsinin farkındayım ve biliyorum, hatta fazlasını da biliyorum. Metin lisedeki sıra arkadaşım Remzi (Sanver) için de mesai harcıyor, onu da biliyorum; çok çalışıyor. Benim için bile küçük çaplı bir mücadelesi var.
Dernek kanadı bu konuda çalıştığı için eleştirilerime tepki gösterdi. Hukukçuların ise dünkü yazıyla harekete geçip bir bildiri yayımlayacaklarını öğrenince çok mutlu oldum. Darısı Galatasaray’ın diğer kurumlarının da başına.
Demek ki suya yazmıyormuşum, çok mutluyum yayınımın ses getirmesine.
NOT 1: Sevgili Metin, konu basın özgürlüğü ve hukuksuz tutuklamalar olduğu sürece sen ve ekip arkadaşların ne kadar çalışırsanız çalışın beni asla kesmeyecektir; haberiniz olsun😊