AKP ve AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan sayesinde son yıllarda dağarcığımıza birçok kelime eklendi.
Mesela daha önce sıklıkla duymadığımız “Tensip”.
Önce kelime anlamına bakalım…
– Uygun görme, münasip görme veya yaraştırma.
Ne zaman kullanılıyor; bakan, müsteşar, bürokrat, müdür, memur, müstahdem göreve geldiği zaman, “Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle…” başlayan bir cümleyle kolları sıvıyor. Bu iki kelimeyle makam, koltuk, kalem, kağıt, paspasa beyefendinin isteğiyle sahip olduğunu yedi düvele ilan ediyor ki maksimum saygı görebilsin.
SÜRTÜK, DÜŞÜK, ÇUKUR, ÇAMUR
Biçok da hakaret içeren kelimeyi öğrendik. Daha doğrusu daha önce bildiğimiz fakat siyasetle bağdaştıramadığımız kelimeleri duyduk ülkenin en yetkili ağzından.
Sürtük, düşük, çukur, çamur, çapulcu, mankurt bunlardan ilk akla gelenleri.
Yavaş yavaş hem dağarcığımız genişledi hem de hayret etme duygumuzu yitirdik.
Evlat olsa sevilmez Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanlığını bir gecede lider olan Özgür Özel’e kaptırmasıyla da “Mutlak butlan” girdi hayatımıza.
Hukuk dilinde bir hukuki işlemin, kuruluşundaki temel eksiklikler veya kanuna aykırılıklar nedeniyle en baştan itibaren geçersiz ve hükümsüz sayılması anlamına geliyor.
Bu kelimeyi daha önce duymadığınıza eminim. Ama AKP sayesinde öğrendik, bilgilerimize bilgi kattık.
SESSİZLİK İKRARDIR
Butlan, CHP’nin başının üzerinde Demokles’in Kılıcı gibi sallandırılıyor.
Sessizliğinden belli, dünden razı üzerinden iki seçim geçmiş mağlubiyetinin AKP tarafından iptal edilmesine.
Kısaca, AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan kolay av olarak gördüğü evlat olsa sevilmez Kemal Kılıçdaroğlu’nu tekrar CHP’nin başına geçirmek istiyor. 2028’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakibi olarak görmek istediğine de bire bin bahse girerim.
İktidar muhalefeti de kendi belirlemek istiyor. Çok tuhaf bir şey ama bu ülkenin sakinleri olduğumuz için şaşırmıyoruz tabii ki.
UTANMA VAR MI UTANMA
AKP, AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan ve başkalarının ülküsü için kendi ülküsünden vazgeçen küçük ortak, evlat olsa sevilmez Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla CHP’nin başına geçmesini tabii ki isterler; bundan doğal bir şey yok.
Fakat evlat olsa sevilmez Kemal Kılıçdaroğlu’nun biraz kendisine, partisine, karısına, çocuğuna, torununa saygısı olsa demesi gereken laf çok belli…
– Kardeşim ben seçimi kaybettim, butlan mutlan anlamam asla kabul etmem böyle bir görevi! Mecbur kalırsam da tüzüğün emrettiği en yakın tarihte kongreyi toplar başkanlık seçimini yaparım. Maşa olarak kullandırtmam kendimi.
Ne diyeyim, hırs iyi bir şey ama bu kadarı da artık utanmazlığa giriyor.
Demokles’in Kılıcı kılığında askıda Kılıçdaroğlu‘ndan başka bir şey olmadığının farkında olduğuna da eminim, hem de başkalarının tensipleriyle.