Dava çöktü

Bahar dallarının tomurcuklanmaya başladığı 19 Mart 2025 Çarşamba günü sabahın ilk ışıklarıyla kurdelesi kesilen İBB Davası dün tüm hatlarıyla çökmüştür; en azından benim için.

Ne hukukçuyum ne de bu konuda ihtisaslaşmış bir gazeteci. Ama doğru ile yanlışı hayatın her dallandığı yerde görebilecek kadar aklım var. Gelişen olayların birçoğu tam da benim öngördüğüm gibi sonuçlanır.

Bir sonraki cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu davası için hükümet elemanları, adli erkân, siyasi aparatlar, sosyal medya trolleri, yalama basın devreye sokuldu ve dün gelinen nokta en sert İBB Davası destekçilerini bile düşündürdü.

Bir sonraki cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu’nun gerçekten sadece 112’ye bir bağımlının yaptığı ihbarla casus ilan edildiğini gördük. Etkin pişmancı casuslukla suçlananların casus olmadığını söyledi mahkemede. Savcının da etkin pişmancının söylemesini beklediği laflardan başka argumanı yokmuş. 

MİT’İ BİLE ATLATMIŞLAR!

Böylesi ne görüldü ne duyuldu, birilerini casuslukla suçlamak bu kadar kolay mı!

Suçlananları hadi hiç sallamıyorsun; koskoca Türkiye Cumhuriyeti’ni, dışişlerini, MİT’ini falan da mı silip attın be arkadaşım. “Onlar uyuyor, casusu tek başına ben buldum” mu diyorsun yani. Ben MİT olsam çok kırılırdım bu davanın iddianemesini kaleme alanlara.

MASUMİYETİ KAŞELENİYOR

Süreçte birçok şeye kıraça gibi atlandı ama şu ana kadar en koyu AKP seçmenini bile ikna edemedi bu dava; bir sonraki cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu’nun casus, hırsız, nursuz olduğuna dair.

Aksine her geçen gün halkın gözünde masumiyeti kaşeleniyor.

“Çantalarla para” dediler, jammer çıktı.

“Jammer alıp gizli gizli iş pişiriyorlar” dediler, jammerları bir önceki AKP’li belediye başkanının aldığı ortaya çıktı.

“Lüks otoları garaja saklamış” dediler, otolar MHP’li milletvekilinin çıktı.

“Özel uçakta âlem” dediler, özel uçak AKP’li iş insanının çıktı. Adam üstüne, “Ben bunlara kılım, uçak muçak kiralamam zaten” diye atar gider yaptı.

“Kasada milyonlar var” dediler, korumanın silahıyla iki şarjörü çıktı.

“Babasının bahçesinde Escobar’ı kıskandıracak kadar para gömülü” dediler, solucandan başka bir şey çıkmadı.

“20 milyon euro rüşveti liderleri Manisa’da bir benzincide aldı” dediler, bir gecede lider olan Özgür Özel’in Ankara’da olduğu ortaya çıktı.

Sonra ne mi oldu!

NE YAPSALAR OLMUYOR

İşe oğullar, gelinler hunharca karıştırıldı. Evli bir çiftin en özel görüntüleri devletin, polisin, savcılığın korumasındayken ortalığa saçıldı.

Amaç ne, esirlerin direncini kırarak etkin pişmancı yapabilmek. Onu bile başaramadı iddianameciler. Direnci kırılan Gökhan Böcek itirafnamesinde parayı topladığını da dağıttığını da istedikleri gibi anlatamadı.

Neymiş efendim, bir iş insanının lafıyla topladığı parayı iyi giyimli, 35 – 40 yaşlarında tanımadığı şahsa teslim etmiş. Hem de arka kapıdan gizlice girdiği CHP genel merkezinde.

DEYİMLER YETERSİZ KALDI

İş çığırından aynı zamanda da zıvanadan da çıktı. Durumu anlatmaya bir özlü söz yetmiyor, karıştırıp pekiştirmek gerekiyor; açayım…

Ne demek zıvana, aynı kapıya çıkan birçok anlamı var. İcat etmeye mecbur kaldığımız özlü sözümüzdeki; bir mekanizmanın en önemli parçası. 

Ne demek çığır, gideceğin yolu gösteren kardaki cılız yol, ayak izi.

Yolumuzdan şaştığımız gibi elimizdeki pusulanın ibresi de zıvanasından fırlayıp karların altında kaybolmuş.

Nereye gittiğimizi kimse bilmiyor, Allah sonumuzu hayır etsin!

Visited 81 times, 1 visit(s) today