AKP gençliği

Yok gençlik kollarından, dünyadan bihaber nargile içip yılbaşı kutlarlarsa Hristiyan olacağını sananlardan falan bahsetmiyorum; AKP’nin eve mahkum ettiği gençlikten söz edelim azıcık.

Ekonomiyi çökertti, adaleti yok etti, kişisel güvenliği neredeyse sıfıra indirdi, işsizliği korkunç bir boyuta getirdi ama en önemlisi birkaç nesli heder etti AKP. 

Kendinden farklı düşünenlere yaşam hakkı tanımıyor. Partili bir amcanız, teyzeniz yoksa tatmin edici iş bulma ihtimaliniz çok az. Başarabilenin müthiş bir azme ve şansa sahip olması gerek!

EV GENCİ

AKP icadı yeni bir sıfat, aşağılama olarak kullanılıyor sokak jargonunda ama aslında o çocukların suçu değil. Ailesi üzerine titriyorsa evin güvenli ortamında saksıdaki bitki gibi yaşamaya devam ediyor. Sıfır sorumluluk, sıfır üretim ve bilgisayarla televizyon arasına sıkışmış boş bir hayat. 

Türkiye’de 18 ila 30 yaş arası gençlerin 3’te 1’i ne okuyor ne de çalışıyor; onlara ev genci deniyor. Hatta anasının babasının parası varsa, çocuklar bu sıfattan kurtulabilmek için 2’nci, 3’üncü üniversitelerini okuyor.

HEDEFLERİ KUSURSUZ HAYAT

Mahkum oldukları ev hapsi ise onlara zenginliklerle dolu sanal bir hayat gösteriyor. Kendilerini takip ettirmek için her taklayı atan, tık almak için kılıktan kılığa giren birkaç internet ünlüsünün şatafatlı hayatı hedefleri oluyor. Bilgisayar oyunlarında kazandıkları sahte başarılarla kaderdaşlarına üstünlük sağladıklarını sanıyorlar. Seyrettikleri dizi ve filmlerde kolay para kazanan fiktif karakterlere öykünüyorlar. Hayalini kurdukları artık bambaşka bir gelecek; fiyakalı giysiler, lüks evler ve arabalar, şaşaalı hayatlar. Etraflarında güzel kızlar, yakışıklı erkeklerin fingirdediği kusursuz bir hayat.

AŞKINI DEĞİL YATIRIMINI KAYBETMİŞ

Artık bu gençleri normal maaş kesmiyor, hatta normal maaşın 3-5 katı da kesmiyor.

Sigara almak için girdiğim tekel bayiinde neredeyse 20 yaşında bir gençle karşılaştım, çok sıkıntılıydı; sevgilisinden ayrılmış. Üzgündü ama aşkını kaybettiği için değil, yaptığı yatırımların boşa gittiğine yanıyordu.

Şaşkınlıkla sordum, “Ne yatırım yaptın lan kıza?” diye. Çocuk ciddi ciddi, “Abi, yüzük aldım, bilezik aldım, kolye aldım, pahalı restoranlara, kafelere götürdüm. Çok para harcadım anlayacağın” diye dökülüverdi.

Bu yaşta, işi gücü de yokken böyle hediyelere gerek olmadığını anlatmaya çalışıyordum ki, “Abi hediye almazsan ellerini bile tutturmuyorlar. Sen fakirsin diye dalga geçiyorlar” diye tıkıverdi laflarımı ağzıma. Ne iş yapıp da bu kadar bonkör bir sevgili olabildiğini sorduğumda oraları karıştırmamamı söyledi tas kafa tıraşlı velet!

ÇOCUKLAR EVE SAKLANIYOR

Bu sebeple ev gençleri sokağa çıkmıyorlar, bir günde 8 bölümlük diziyi deviriveriyorlar. Dışarıdaki gençlerin gönül işleri tamamen paraya endekslenmiş! Erkekler ve kızlar, “Ne kadar ekmek o kadar köfte” mantığıyla aşk hayatlarını inşa ediyorlar.

Kız arkadaşına bir papatya, mis gibi kokan bir filbahri dalı vermeyi düşünen delikanlı kalmadığı gibi papatyayı, filbahriyi bekleyen kız da kalmamış. 

Şimdi daha net anlıyoruz değil mi 16 yaşındaki motosikletli tetikçileri, suç işlemekten nasırlaşmış kalpleriyle akranlarını canice katleden çete özentilerini. 

Ekonomi falan bir şekil düzelir de bu çocukları, bu çocukların büyüteceği çocuklarını ne yapacağız!

Visited 75 times, 1 visit(s) today