Şalgam kışı, su değirmeni

“Ne erken seçimi, Reis daha da seçim yapmaz!”

– Olur mu kardeşim, 2028 mayısında Anayasa’ya göre seçim var.

“Bulur bir yolunu, olmadı savaş çıkartır yine de yapmaz o seçimi!”

Evet böyle konuşuyor sokaktaki AKP sempatizanları, hem de övünerek. Yani aslında AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı da yapan Recep Tayyip Erdoğan başkanlıktan ayrılmasın da gerekirse ülke savaşa girsin razı vitaminsiz.

Hani ülke kötü giden hikayeler liginde lider, iyi giden hikayeler liginden düşmemiş olsa anlayacağım ama bu durumu kavramakta ciddi sıkıntı çekiyorum. Bu insanlarla 52 metrelik yatlarının güvertesinde değil, Güngören’in ışıkları yeni yapılan trafiğe kapalı caddesindeki bankta konuşuyorum. Ya da metrobüste ülkenin durumundan yakınan iki kişiye salça olan teyze söylüyor; araya, “Yol yaptı, oksijeni icat etti, buzdolabı mı vardı, hastane mi vardı” da sıkıştırıyor.

Onlarca sebebi var bu durumun; fakirleştirip yardıma muhtaç hâle getirip yardım ederek yapıyor bu bağımlılığı. Her gece A Haber gibi kanallarda tüm melaneti CEHAPE’ye yıkarak yapıyor. Tekrar tekrar karalayarak yapıyor, eğitimini elinden alarak yapıyor, camideki imamla, köydeki muhtarla yapıyor ama neticede yapıyor. Kıskanılacak ama çok etik bulmadığım bir liderlik hikayesi. Neticede alan razı veren razı olduktan sonra kime ne. Sadece her konuda çağı kaçıran hatta 25 senede birçok kulvarda 100 sene geri giden ülkeyi kurtarmanın peşinde geri kalan kitle.

SAVAŞ ÖLÜM VE AÇLIK KOKAR

Şimdi liderini kaybetmemek için savaşa razı kitleye savaşın ne olduğunu anlatayım.

Yıl 1916, Birinci Dünya Savaşı tüm hızla sürüyor. Yer kuzeydoğu Fransa. Almanyalılar perişan ediyor Fransalılar’ı (Ne sakil durdu değil mi, tövbe).

Ama Fransız komutan Mareşal Philipe Pétain “Su değirmeni” ismini verdiği taktikle Verdun Muharebesi’ni kazanıp kahraman oluyor. Su değirmeni dediği ölen Fransız askerinin yerine hemen bir diğerini sevk etmek. 

Savaş bu kadar basit ve acımasız.

Pétain’e ne mi oluyor, tam 26 yıl sonra Almanlar bu kez İkinci Dünya Savaşı’nda ele geçirdikleri Fransa’da kurdukları kukla hükümetin başına koyup hamam oğlanı muamelesi yapıyorlar totoş maraşele.

Neticede yarısı sivil 20-25 milyon insan öldü Birinci Dünya Savaşı’nda. 20 sene sonra İkinci Dünya Savaşı’nda bunun 4 katı insan hayatını kaybetti. Çoğu evinde kitap okurken, bebeğini yıkarken, sevgilisiyle sevişirken atılan bombalarla öldüler. Cephede çırpına çırpna giden gençlerin yaş ortalaması 19’du.

Savaş kötü bir şeydir, ölüm kokar, açlık kokar. 1916’da tarlada bozuldu patatesler. İnsanlar ineklerin gözdesi şalgama saldırınca bu kez inekler de zayıf düştü, süt ve süt ürünleri olmayınca o kış hem insanlar hem de hayvanlar için zor geçti. Neredeyse bir milyona yakın Alman açlıktan ve hastalıktan “Şalgam kışında” öldü. Yani savaş ölümcüldür, bitse de öldürür. Son çare olarak düşünülmeli. Hele bir kişinin bekaası için asla düşünülmemelidir.

Visited 92 times, 1 visit(s) today