Biz butlanla, bin yılla yargılanana bizzat mahkeme başkanının savunma hakkı vermemesiyle, “Ana muhalefet partisi başkanı da hapise girer mi?”, “Ev kentsel dönüşüme giderse mevcut gelirimle varoşa mı düşerim?”, “O kartı bu karta çarptırsam da bu ay da iflasımı bir ay geciktirsem” gibi sorunlarla uğraşırken elalem yine Ay’a gitti.
Dünya yapay zeka ile çalkalanıyor. O kadar mükemmelini yaptılar ki Amerika Birleşik Devletleri (ABD) korkudan yeni çıkan bazı versiyonlarının kullanımını yasakladı.
İyi niyetle kullanılmayacağı aşikâr olan bu lanet şey insan ömrünü baz alırsak bırak yaşı, henüz adamın kadını yemeğe çıkardığı aşamada.
Değil 5-10 yıl sonrası ertesi gün başımıza büyük bir bela açmayacağının garantisi yok.
BELEDİYEDE TANIDIK ARAR
Kafatasının içinde ceviz kadar beyni olan biri yapay zekanın terör saldırıları düzenlemesine, dinmeyen savaşlara yol açmasına, nükleer felaketler üretmesine bugünün problemi olmasa da elbette endişelenir. An itibarıyla en çok, “İşimi elimden alır mı?” sorusu insanları bunaltıyor.
Fakat bu bizim problemimiz değil, illüstratör Onur Bolat’ın yazının görselinde kullandığım harika karikatürü kadar yakınız yapay zekaya, yatayı yeterli oluyor hepiciğimize.
Mesela konuyu Cem Yılmaz, “Yapay zeka Türkiye’ye gelse belediyede tanıdık arar” diyerek mükemmel özetlemiş. Bence komedyenlerin yapay zekadan korkmasına gerek yok, espriyi anlayamayanlara dikkat etsinler yeter.
KARANLIK FABRİKA
Norveç silah sanayisinde çok ileri bir ülke. ABD dahil olmak üzere tüm dünyaya gelişmiş füze sistemleri, hava savunma sistemleri, uzaktan komutalı silah kuleleri ve mühimmatlar satıyor.
Kongsberg Gruppen ve Nammo gibi küresel şirketlere sahip. Ve Norveç; Çin, Japonya, Almanya ve ABD ile beraber en fazla karanlık fabrikaya sahip olan ülkelerin başında geliyor.
Nedir karanlık fabrika?
Arıza halinde müdahale etmek için içinde sadece birkaç insanın bulunduğu üretimhane. Karanlık denmesi karanlık işler çevrildiği için değil, her şey otonom olduğu için ışıklandırma sistemine ihtiyaç duymamasından kaynaklanıyor.
50 futbol sahası büyüklüğünde, tek bir lambanın yanmadığı zifiri karanlık bir fabrikanın kapısından sıram sıram füzelerin çıktığını düşünün.
BÜZÜĞE SU KAÇAR MI!
Anlaşılacağı gibi yapay zeka Norveç işçileri için bir tehdit olmaktan çıkmış, resmen içlerinden geçmiş. Buna rağmen halkın yüzde 70’i istihdam edilmiş, bizim oranımız 48.5.
Hiçbir Norveçli üniversite öğrencisinin, mezun olduktan sonra iş bulamam endişesiyle bunalıma girdiğini düşünmüyorum, Türkiye’de bu oran korkunç!
Sonuç olarak korkmamız gereken yapay zeka değil, “Taharetlenirken büzüğe su kaçarsa oruç kaçar” diyenleri yükselten zihniyet.