İşin sırrı kalitede

En kolayıdır şampiyonluk yazısı yazmak, “Ali attı, veli tuttu” dersin, olur biter.

Yetmedi mi, “Büyük başkan, dahi hoca, taraftar 12’nci oyuncuydu” diye ekleme yapar, “Hak edeni alkışlıyorum” der yazıya son noktayı koyarsın.

Ben bugün bunları değil camiayı, Galatasaray’ın kalitesini anlatacağım.

Bir gün önce seçim vardı, hep beraber Mektep’teyiz. 5 bine yakın üye bayrama gelmiş. Seçimler Galatasaray’da bayramdır çünkü. Kazananı ilk rakibi tebrik eder.

Dilim döndüğünce anlatmaya çalışırım arkadaşlarıma camialar arasındaki farkı.

Üyesi olduğum Galatasaray’da onlarca seçim onlarca genel kurul izledim.

Mesleğim gereği Beşiktaş ve Fenerbahçe kongreleri, seçimleri de takip ettim.

Detay vererek dostları üzmeyelim, sadece Galatasaray’ın rakipleri kendilerine, “Neden bizim kongrelerde şişeler, sandalyeler havalarda uçuşuyor, neden bizim kongrelerde kapıda silah teslim noktaları kuruluyor” sorularını sorabilseler bir adım daha ileride olacaklarından en ufak bir kuşkum yok.

Camianın kalbindeki bu aura tabii ki takıma da yansıyor. Takımın yıldızı İcardi bu kez, geçen sene oğlunu sırtında taşıdığı hocasını omuzladı.

Hayatta olsalardı; Abidin Dino, Nazım Hikmet’i meserret kahvesine davet etmez, yukarıdaki fotoğrafı boyaları yettiğince tuale taşır, “Mutluluğun resmi budur be Nazım” derdi.

GELELİM MAGAZİNE…

Kendilerine astrolog süsü veren uyanıklar da şampiyonluk yarışından nemalanmaya çalıştılar, uydurup uydurup ipe dizdiler.

Liman kahvelerindeki insan sarrafı Roman falcıların tahminleri bile daha tutarlıdır bunlarınkilerin yanında.

Laf cambazlığı yapmaya çalışıyor ama biçarenin sportif ve dilbilgisi donanımı yok. Bu sebeple kahkahalarla anıldı.

Dün gece de tahminlerine yaklaşan hiçbir gök cismi olmadığı için gelen tepkilere kızmış, basmış kalayı X’ten. Seneye hortlayıp tekrar, “Fenerbahçe olur kartlarıma göre şampiyon” diyene kadar da ettiği küfürlerle anılacak!

İsmail Kartal’ı futbolculuğundan bu yana tanırım. Sessiz sakin bir karakterdi. Yerinde yeller esen Yelken Pastanesi’nde göz kırpan Kadıköylü kızların suratına bakamazdı utancından. Ön plana hiç çıkmazdı, keşke öyle kalsaymış.

Birkaç ay önce, “Hep Galatasaray’ın hocasını övüyorlar beni neden övmüyorlar” diye bir histeri krizi geçirmişti.

Geçen hafta da, “Galatasaray’ı yendik, gerçek şampiyon biziz” gibi bir şeyler sayıkladı.

Dün gece en güzel cevabı kıskandığı meslektaşı verdi.

“Fenerbahçe, Konya’yı yenemedi; biz yendik. Gerçek şampiyon biziz”😊

Gecenin en iyi esprileri ise Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile ilgiliydi.

Mesela…

– Ali Koç, Galatasaraylı futbolcular sevinmesin diye Medaş Konya Büyükşehir Stadyumu’nu basmış ama gece 3’te vardığı için atı alan Üsküdar’ı geçmiş😊

– Ali Koç, Dursun Özbek’in Saracoğlu’nu basma ihtimaline karşı kulübün boks takımını da yanına alarak stadın santrasında sabahlamış😊

– İsmail Kartal’ın, “Gerçek şampiyon biziz” masalına inanıp datdiriye çıkmaya çalışan Ali Koç’u Rahmi Bey zor engellemiş😊

BAŞARISIZLIKLARA TAKKE!

Önemli olan neşeyi kaybetmemek.

99 golle 99 puan toplayan Fenerbahçe için kimse başarısız diyebilir mi!

Ali Koç’a rağmen ipi Fenerbahçe göğüsleseydi, Galatasaray başarısız mı olacaktı!

Okan harika da İsmail rezil mi!

Tam tersi olsa roller mi değişecekti.

Bu ligin sadece bir şampiyonu olabiliyor her sene.

Sevinci de üzüntüyü de abartmamak gerek.

Hırgür çıkarmak, çemkirmek, çamura yatmak, devamlı mızıklanmak kalitesiz ve beceriksizliğini örtmeye çalışanların kalkanıdır.

Başarısızlıkları asla üstlenemeyecek kadar kibirlidirler, kendilerini dünyanın merkezi sanırlar.

Sevinçleri kadar üzüntüleri de abartılıdır.

Yerinde olmak istemezdim doğrusu!

Anladınız siz onu😊

Visited 167 times, 1 visit(s) today